Ara
to befuddle
01
aklını karıştırmak
to muddle someone's thinking, making it difficult to concentrate or reason
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
befuddle
3. tekil kişi
befuddles
şimdiki zaman ortacı
befuddling
basit geçmiş zaman
befuddled
geçmiş zaman ortacı
befuddled
Örnekler
The math problem befuddled even the brightest students.
Matematik problemi en parlak öğrencileri bile şaşırtıyordu.
02
sarhoş olmak, sersemlemek
to become intoxicated
Örnekler
She was too befuddled to remember where she parked her car.
Arabasını nereye park ettiğini hatırlayamayacak kadar sarhoş olmuştu.
Leksikal Ağaç
befuddled
befuddlement
befuddle
fuddle



























