slack
slack
slæk
slāk
stackslickshacksmack

"slack"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

slack
01

gevşek, sarkık

not tight or firm 
slack definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
slackest
karşılaştırma derecesi
slacker
derecelendirilebilir
Örnekler
He adjusted the slack rope to make it more secure. 

Daha güvenli hale getirmek için gevşek ipi ayarladı.

02

gevşek, disiplinsiz

not strict, firm, or disciplined in enforcing rules or standards 
Örnekler
The company had slack policies on deadlines, allowing employees to submit work late. 

Şirketin son teslim tarihleri konusunda gevşek politikaları vardı, bu da çalışanların işlerini geç teslim etmelerine izin veriyordu.

03

gevşek, yavaş

flowing with little speed as e.g. at the turning of the tide 
Slack
01

gevşek, sarkık

a cord or rope or cable that is hanging loosely 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
slacks
02

gevşeklik, sarkıklık

the quality of being loose (not taut) 
03

akıntısız su uzantısı, durgun su kütlesi

a stretch of water without current or movement 
04

bataklık, sulak alan

a soft wet area of low-lying land that sinks underfoot 
05

gevşeme, performans düşüşü

a noticeable deterioration in performance or quality 
06

elek altı artığı, kömür tozu

dust consisting of a mixture of small coal fragments and coal dust and dirt that sifts out when coal is passed over a sieve 
to slack
01

gevşetmek, bırakmak

release tension on 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
slack
3. tekil kişi
slacks
şimdiki zaman ortacı
slacking
basit geçmiş zaman
slacked
geçmiş zaman ortacı
slacked
02

gevşetmek, yavaşlatmak

make less active or fast 
03

karartmak, koyulaştırmak

having hair of a dark color 
04

gevşetmek, azaltmak

make less active or intense 
05

yavaşlamak, gevşemek

become slow or slower 
06

sulandırmak, ıslatmak

cause to heat and crumble by treatment with water 
07

gevşetmek, azaltmak

become less in amount or intensity 
08

ihmal etmek, boşlamak

be inattentive to, or neglect 
09

gevşek çalışmak

to not put in the required amount of effort, care, energy, or attention toward one's responsibilities or obligations 
Örnekler
They tend to slack during the last hour of their shift. 

Vardiyalarının son saatinde tembellik etme eğilimindedirler.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store