senseless
sen
ˈsɛn
sen
seless
sləs
slēs
defenselessoffenseless

"senseless"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

senseless
01

anlamsız, mantıksız

lacking logic or purpose 
senseless definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most senseless
karşılaştırma derecesi
more senseless
derecelendirilebilir
Örnekler
His senseless decision to quit his job without having another one lined up left him struggling financially. 

Başka bir işi hazır olmadan işini bırakma anlamsız kararı onu maddi açıdan zor durumda bıraktı.

1.1

anlamsız, saçma

without purpose or reason, often referring to violent or wasteful actions 
Örnekler
The senseless destruction of the historical monument left the community in shock. 

Tarihi anıtın anlamsız yıkımı topluluğu şok içinde bıraktı.

02

bilinçsiz, baygın

(of a person) unconscious or in a state of not responding, typically from a blow or injury 
Örnekler
He lay senseless on the ground after the sudden fall. 

Ani düşüşün ardından yerde baygın yatıyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store