runaway
run
ˈrʌn
ran
a
ə
e
way
ˌweɪ
vey
British pronunciation
/ɹˈʌnəwˌe‍ɪ/

"runaway"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

runaway
01

kontrol dışı, kontrol edilemez

completely out of control
02

kaçak, firari

fleeing or attempting to escape, often in a fugitive manner
example
Örnekler
A group of runaway slaves made their way north to seek freedom.
Bir grup kaçak köle, özgürlük arayışı içinde kuzeye doğru ilerledi.
Runaway
01

kolay zafer, rahat galibiyet

an easy victory
02

kaçak

a person who has fled or escaped from a place, typically a home or institution, often to avoid control orauthority
example
Örnekler
She was a runaway at 16, fleeing an oppressive environment in search of freedom.
16 yaşında bir kaçaktı, özgürlük arayışında baskıcı bir ortamdan kaçıyordu.
03

kontrolsüz cihaz, kontrol dışı mekanizma

a device or mechanism that operates without control or restraint, often resulting in dangerous situations
example
Örnekler
The safety procedures were reviewed after a runaway escalator incident injured several passengers.
Güvenlik prosedürleri, kontrolsüz yürüyen merdiven olayının birkaç yolcuyu yaralamasının ardından gözden geçirildi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store