Ara
routinely
01
rutin olarak, alışılagelmiş şekilde
in a regular or habitual manner, often following a fixed procedure or schedule
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The security personnel routinely patrol the premises at night.
Güvenlik personeli, geceleri tesisleri rutin olarak devriye gezer.
1.1
rutin olarak, alışılagelmiş şekilde
in a predictable, unremarkable manner, without variation or special attention
Örnekler
He routinely gave the same stock answers to reporters' questions.
Gazetecilerin sorularına rutin olarak aynı basmakalıp yanıtları verirdi.



























