refreshing
Pronunciation
/ɹɪˈfɹɛʃɪŋ/

"refreshing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

refreshing
01

ferahlatıcı, canlandırıcı

giving a renewed sense of energy
refreshing definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most refreshing
karşılaştırma derecesi
more refreshing
derecelendirilebilir
Örnekler
Sipping on a refreshing glass of lemonade quenched her thirst on a sunny afternoon.
Güneşli bir öğleden sonra ferahlatıcı bir limonata yudumlamak onun susuzluğunu giderdi.
02

ferahlatıcı, canlandırıcı

having a new or pleasant quality
Örnekler
His refreshing sense of humor lightened up the otherwise tense meeting.
Onun ferahlatıcı mizah anlayışı, aksi halde gergin olan toplantıyı neşelendirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store