real
real
riəl
riel
British pronunciation
/ˈriːəl/

"real"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

real
01

hakiki

having actual existence and not imaginary

actual

real definition and meaning
example
Örnekler
The tears in her eyes were real as she said goodbye to her beloved pet.
Gözlerindeki gözyaşları, sevgili evcil hayvanına veda ederken gerçekti.
02

gerçek, hakiki

having the full value or significance as described

genuine

example
Örnekler
That was a real victory, achieved through hard work.
Bu, zorlu çalışma sayesinde elde edilen gerçek bir zaferdi.
03

gerçek, hakiki

having significant seriousness or gravity
example
Örnekler
To the man sleeping regularly in doorways, homelessness is real.
Kapı girişlerinde düzenli olarak uyuyan adam için evsizlik gerçek bir durumdur.
04

gerçek, hakiki

having genuine quality or authenticity
example
Örnekler
She prefers real wood furniture over synthetic materials.
O, sentetik malzemeler yerine gerçek ahşap mobilyaları tercih eder.
05

gerçek, enflasyona göre ayarlanmış gerçek

having value adjusted for changes in price or purchasing power, reflecting the true economic worth
example
Örnekler
They calculated real income to compare living standards across regions.
Bölgeler arasında yaşam standartlarını karşılaştırmak için reel geliri hesapladılar.
06

gerçek, hakiki

genuinely real and verifiable
example
Örnekler
The success of the pilot program was supported by real results, not just hypothetical projections.
Pilot programın başarısı, sadece varsayımsal projeksiyonlar değil, gerçek sonuçlarla desteklendi.
real
01

çok

used to emphasize something to a high degree or extent
real definition and meaning
example
Örnekler
He 's real excited about the upcoming vacation.
Yaklaşan tatil için gerçekten heyecanlı.
Real
01

Real, İspanya ve sömürgelerinde tarihsel olarak kullanılan ve genellikle daha küçük birimlere bölünen eski bir para birimiydi.

a former coin, historically used in Spain and its colonies, and often divided into smaller units
example
Örnekler
A real was worth eight silver pieces in colonial times.
Bir real, sömürge zamanlarında sekiz gümüş parçaya değerdi.
02

real, para birimi

a unit of currency used in some countries, such as Brazil
example
Örnekler
Exchange rates for the real fluctuate regularly.
Real için döviz kurları düzenli olarak dalgalanır.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store