to put away
put
ˈpʊt
poot
a
ə
ē
way
weɪ
vei

"put away"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to put away
01

bir kenara bırakmak, bir tarafa koymak

to place something where it should be after using it 
to put away definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
away
temel fiil
put
şimdiki zaman
put away
3. tekil kişi
puts away
şimdiki zaman ortacı
putting away
basit geçmiş zaman
put away
geçmiş zaman ortacı
put away
Örnekler
The decorations were boxed up and put away for next year. 

Süslemeler kutulandı ve gelecek yıl için kaldırıldı.

02

atmak

to discard something, especially something that is no longer useful or necessary 
to put away definition and meaning
Örnekler
The milk had gone bad, so I had to put it away. 

Süt bozulmuştu, bu yüzden onu atmak zorunda kaldım.

03

silip süpürmek, mideye indirmek

to eat a large amount of food quickly 
to put away definition and meaning
Örnekler
He was so hungry, he put away the entire pizza in minutes. 

O kadar açtı ki, bütün pizzayı birkaç dakika içinde bitirdi.

04

uyutmak, öldürmek

to mercifully end an animal's life, often through a lethal injection 
Örnekler
The vet had to put away the dog because of its severe injuries. 

Veteriner, köpeği ağır yaraları nedeniyle uyutmak zorunda kaldı.

05

bırakmak, terk etmek

to quit a bad habit or behavior, especially if it's an addiction 
Örnekler
She finally decided to put her drug addiction away and seek help. 

Sonunda uyuşturucu bağımlılığını bırakmaya ve yardım aramaya karar verdi.

06

hapsetmek, kapatmak

to place someone in a prison or a mental institution 
Örnekler
After the trial, they put him away for ten years. 

Duruşmadan sonra onu on yıl boyunca hapse attılar.

07

bertaraf etmek, kesin bir şekilde yenmek

to defeat an opponent decisively in a competition or game 
Örnekler
The champion put away his challenger in just three rounds. 

Şampiyon, rakibini sadece üç rauntta bertaraf etti.

08

bir kenara bırakmak, unutmak

to stop thinking or worrying about something 
Örnekler
She decided to put away her doubts and take the risk. 

Şüphelerini bir kenara bırakmaya ve risk almaya karar verdi.

09

biriktirmek, kenara koymak

to save money for future use 
Örnekler
Every month, she puts a portion of her salary away for retirement. 

Her ay, maaşının bir kısmını emeklilik için biriktirir.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store