Ara
passionate
01
duygusal
showing or having enthusiasm or strong emotions about something one care deeply about
Örnekler
They had a passionate debate about the future of renewable energy in their community.
Topluluklarında yenilenebilir enerjinin geleceği hakkında tutkulu bir tartışma yaptılar.
02
tutkulu, şevkli
having or displaying a strong love or enthusiasm for something
Örnekler
Despite the challenges, he remains passionate about his career in medicine, striving to make a difference in people's lives.
Zorluklara rağmen, tıp kariyerine karşı tutkulu kalmaya devam ediyor ve insanların hayatlarında bir fark yaratmaya çalışıyor.
Leksikal Ağaç
dispassionate
passionately
passionateness
passionate



























