Ara
paltry
01
küçücük
small or meager in amount, often considered inadequate
Örnekler
The restaurant's portions were disappointingly paltry, leaving customers hungry for more.
Restoranın porsiyonları hayal kırıklığı yaratacak kadar küçüktü, müşterileri daha fazlasını istemekle baş başa bıraktı.
02
değersiz
having little value or importance
Örnekler
The government's efforts to address the issue seemed paltry compared to the scale of the problem.
Hükümetin sorunu ele alma çabaları, sorunun boyutuna kıyasla önemsiz görünüyordu.
Leksikal Ağaç
paltriness
paltry



























