Ara
painful
Örnekler
The painful bruise on his leg made it hard to walk.
Bacağındaki ağrılı çürük yürümeyi zorlaştırıyordu.
Örnekler
He received a painful knock on the head during the game.
Oyun sırasında kafasına acı verici bir darbe aldı.
03
acı verici, üzücü
causing significant distress or misery
Örnekler
The prolonged unemployment was a painful ordeal for the entire family.
Uzun süreli işsizlik, tüm aile için acı verici bir deneyimdi.
Leksikal Ağaç
painfully
painfulness
unpainful
painful
pain



























