to overlap
o
ˌəʊ
ew
ver
lap
ˈlæp
lāp
overleapoverlip

"overlap"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to overlap
01

örtüşmek, üst üste gelmek

to extend across and cover a part of something else 
Intransitive
to overlap definition and meaning
Örnekler
The two rugs overlap in the center of the room. 

İki halı odanın ortasında örtüşür.

02

örtüşmek, üst üste gelmek

to happen or occur at the same time as something else 
Intransitive: to overlap | to overlap with sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
overlap
3. tekil kişi
overlaps
şimdiki zaman ortacı
overlapping
basit geçmiş zaman
overlapped
geçmiş zaman ortacı
overlapped
Örnekler
Their work shifts overlap for two hours each day. 

Onların çalışma vardiyaları her gün iki saat örtüşür.

Overlap
01

örtüşme, üst üste binme

a part that extends over another, creating a layer that partially covers or reinforces it 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
overlaps
Örnekler
The overlap of the roof panels ensured the house stayed waterproof. 

Çatı panellerinin örtüşmesi, evin su geçirmez kalmasını sağladı.

02

örtüşme

the property of partial coincidence in time 
03

örtüşme, üst üste gelme

a representation of common ground between theories or phenomena 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store