outdoor
out
ˈaʊt
awt
door
ˌdɔ:
daw

"outdoor"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

outdoor
01

dış mekan

(of a place or space) located outside in a natural or open-air setting, without a roof or walls 
outdoor definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
She loves visiting outdoor pools during the summer to swim under the sun. 

Yaz aylarında güneşin altında yüzmek için açık hava havuzlarını ziyaret etmeyi seviyor.

02

dışarıda yapılan

(of activities, games, events, etc.) played, done, or happening outside a house, building, etc. 
Örnekler
They spent the afternoon enjoying badminton and other outdoor games in the park. 
03

açık hava, dış mekan

designed for use open-air environments, often made from durable materials 
Örnekler
She packed her outdoor clothes for the camping trip, including a rain jacket and sturdy boots. 

Kamp gezisi için açık hava giysilerini, bir yağmurluk ve sağlam botlar dahil olmak üzere paketledi.

04

açık hava, doğa sever

(of a person) enjoying spending time in nature or engaging in activities outside, such as hiking, camping, or sports 
Örnekler
He's more of an outdoor type, always going on hikes and camping trips. 

O daha çok bir açık hava insanı, her zaman yürüyüşlere ve kamp gezilerine gidiyor.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store