obsessed
ob
əb
ēb
sessed
ˈsɛst
sest
stressedpresseddressedaddressed

"obsessed"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

obsessed
01

takıntılı

having or showing excessive or uncontrollable worry or interest in something 
obsessed definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most obsessed
karşılaştırma derecesi
more obsessed
derecelendirilebilir
Örnekler
She was obsessed with cleanliness, constantly cleaning and disinfecting every surface in her home. 

O, temizlik konusunda takıntılıydı, evindeki her yüzeyi sürekli temizliyor ve dezenfekte ediyordu.

02

takıntılı, tutkun

extremely enthusiastic, impressed, or in awe of someone or something 
argo
Örnekler
This drama? Obsessed. 

Bu dizi mi? Takıntılı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store