Ara
monumental
01
anıtsal, devasa
extremely huge or impressive in size
Örnekler
The bridge was a monumental structure, spanning the entire river.
Köprü, tüm nehri kapsayan anıtsal bir yapıydı.
02
anıtsal, olağanüstü
having exceptional importance or significant impact
Örnekler
The discovery of the ancient ruins was a monumental breakthrough in archaeology.
Antik harabelerin keşfi, arkeolojide anıtsal bir atılımdı.
03
anıtsal, anıtla ilgili
relating or serving as a monument
Örnekler
The artist created a monumental sculpture that became a symbol of the city.
Sanatçı, şehrin bir simgesi haline gelen anıtsal bir heykel yarattı.
Örnekler
The novel had a monumental impact on contemporary literature, influencing many future authors.
Roman, çağdaş edebiyat üzerinde muazzam bir etki yaratarak birçok gelecekteki yazarı etkiledi.
Leksikal Ağaç
monumentalize
monumentally
monumental
monument



























