lineage
li
ˈlɪ
li
neage
niɪʤ
niij
linkagelinage

"lineage"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Lineage
01

sülale

the line of descendants or family line originating from a specific individual 
lineage definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
lineages
Örnekler
He is proud of his royal lineage. 

O, kraliyet soyundan gurur duyuyor.

02

soy, nesil

the passing down of traits from one generation to another within a family 
Örnekler
She inherited her musical talent from her mother, continuing the lineage of musicians in their family. 

Müzikal yeteneğini annesinden miras aldı, ailelerindeki müzisyenlerin soyunu sürdürüyor.

03

ödenen satır, ücretli satır

a unit of payment for written work, calculated according to the number of lines submitted 
Örnekler
The author was paid by lineage for each article. 

Yazar, her makale için satır başına ödeme alıyordu.

04

satır sayısı, satır adedi

the number of lines in a written or printed work 
Örnekler
The manuscript contained 300 lineage. 

El yazması 300 satır içeriyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store