Ara
to leave off
[phrase form: leave]
01
bırakmak, sonlandırmak
to conclude or cease, often in an abrupt or incomplete manner
Intransitive: to leave off | to leave off with sth
Örnekler
The game left off in a tense moment, leaving fans eagerly awaiting the next match.
Oyun gergin bir anda bırakıldı, taraftarları bir sonraki maçı sabırsızlıkla beklerken bıraktı.
02
hariç tutmak, dışında bırakmak
to exclude someone or something from a list, consideration, or selection
Transitive: to leave off sb/sth
Örnekler
The author left a key character off from the sequel, leaving readers confused and disappointed.
Yazar, devam filminden önemli bir karakteri dışarıda bıraktı, bu da okuyucuları şaşkın ve hayal kırıklığına uğramış halde bıraktı.
03
bırakmak, son vermek
to discontinue the use or consumption of something
Transitive: to leave off sue or consumption of something
Örnekler
I 've decided to leave off sugary drinks for the sake of my health.
Sağlığım için şekerli içecekleri bırakmaya karar verdim.
04
bırakmak, durdurmak
to discontinue an activity, either temporarily or permanently
Intransitive
Transitive: to leave off an activity
Örnekler
I 'm eager to start reading from where I left off last time. I've been captivated by the story so far.
En son bıraktığım yerden okumaya başlamak için sabırsızlanıyorum. Şimdiye kadar hikaye beni büyüledi.



























