Ara
lazily
onaylamayan
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
He sprawled lazily across the couch all afternoon.
Bütün öğleden sonrayı tembelce kanepede uzanarak geçirdi.
1.1
tembellikle, kayıtsızca
in a way that lacks enthusiasm, care, or concern
Örnekler
They lazily shrugged off the warning.
Uyarıyı tembelce umursamadılar.
02
tembellikle, yavaşça
in a slow and relaxed manner, unhurried and easy
Örnekler
She stretched lazily before getting out of bed.
Yataktan kalkmadan önce tembelce gerindi.
Leksikal Ağaç
lazily
lazy
laze



























