Ara
éprouver
01
denemek
tester quelque chose pour vérifier sa qualité, sa résistance ou son efficacité
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
éprouve
1. çoğul kişi
éprouvons
gelecek zamanda 1. kişi
éprouverai
şimdiki zaman ortacı
éprouvant
geçmiş zaman ortacı
éprouvé
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
éprouvions
Örnekler
Il éprouve ses compétences en participant à des concours.
Yarışmalara katılarak becerilerini sınar.
02
katlanmak, çekmek
subir quelque chose de difficile ou pénible
Örnekler
Les habitants éprouvent les conséquences de la tempête.
Sakinler, fırtınanın sonuçlarını yaşıyor.
03
etkilenmek, zarar görmek
subir un effet négatif ou être affecté par quelque chose
Örnekler
Les critiques ont éprouvé sa réputation.
Eleştiriler itibarını sınadı.
04
hissetmek, deneyimlemek
ressentir une émotion, un sentiment ou une sensation
Örnekler
Elle éprouve une grande peur avant son examen.
O, sınavından önce büyük bir korku yaşar.



























