accueillirafrique du sud
accueillirafrique du sud
accueillir[v]
acculturation[n]
accumulation[n]
accumuler[v]
accusation[n]

suçlama,itham

accusé[n]

sanık,suçlanan

accuser[v]

suçlamak,itham etmek

achat[n]

alışveriş

acheter[v]

satın almak,almak

acheteur[n]
achèvement[n]
achever[v]
acide[adj]

ekşi

acidité[n]

asitlik

acier[n]

çelik

acier inoxydable[n]

paslanmaz çelik,paslanmaz çelik

acmé[n]

doruk noktası,zirve

acné[n]

akne,sivilce

acquérir[v]

edinmek,kazanmak

acquisition[n]

edinme,satın alma

acquitté[adj]

beraat etmiş,aklanmış

acquittement[n]
acrobate[n]

akrobat,cambaz

acrobatie[n]

akrobasi,cambazlık hareketi

acrylique[n]

akrilik,akrilik elyaf

acte[n]

eylem,hareket

acteur[n]

aktör

acteur de doublage[n]

dublaj sanatçısı,seslendirme sanatçısı

acteur secondaire[n]

yardımcı oyuncu,ikincil oyuncu

actif[adj][n]

aktif,faal • işçi

actions[n]

hisse senetleri,pay senetleri

activer[v]

etkinleştirmek,devreye sokmak

activité[n]

faaliyet,etkinlik

actualiser[v]

güncellemek,yenilemek

actualité[n]

güncel olaylar,haberler

actuellement[adv]
acuité[n]
adaptable[adj]

uyum sağlayabilen,esnek

adaptation[n]

adaptasyon

adapter[v]

uyarlamak,adaptasyon yapmak

addiction[n]

bağımlılık,tutkunluk

additif alimentaire[n]

gıda katkı maddesi,gıda katkısı

addition[n]

hesap,fatura

additionner[v]

toplamak,eklemek

adéquat[adj]

uygun,elverişli

adhérer[v]

katılmak,üye olmak

adhésif[n][adj]

yapıştırıcı,tutkal • yapışkan,tutkal gibi

adjectif[n]

sıfat,niteleme

admettre[v]

kabul etmek,itiraf etmek

administrateur[n]

yönetici,idareci

administratif[adj]

idari,yönetsel

administration[n]
admirateur[n]

hayran,hayranı

admiration[n]

hayranlık,beğeni

admission[n]
adn[n]

DNA,deoksiribonükleik asit

ado[n]

ergen

adolescence[n]

ergenlik,gençlik

adolescent[n]

ergen,genç

adopter[v]

evlat edinmek,çocuk sahibi olmak

adoptif[adj]

evlat edinilmiş,evlatlık

adoption[n]
adorable[adj]

sevimli,tatlı

adorer[v]

tapınmak,çok sevmek

adosser[v]
adrénaline[n]
adresse[n]

adres,ikametgah

adresser[v]

göndermek,yollamak

adroit[adj]

becerikli,maharetli

adulte[n]

yetişkin,erişkin

adverbe[n]

zarf,belirteç

adversaire[n]

rakip,düşman

adverse[adj]

karşı,muhalif

adversité[n]
aérien[adj]

havai,havai

aéroport[n]

havaalanı,havalimanı

affable[adj]
affaiblir[v]

zayıflatmak,güçsüzleştirmek

affaiblissement[n]

zayıflama,güçsüzleşme

affaire[n]

görev,iş

affaisser[v]
affectation[n]
affectif[adj]

duygusal,hisli

affection[n]

sevecenlik,şefkat

affichage[n]

açık hava reklamcılığı,dış mekan reklamları

affiche[n]

afiş,poster

affinité[n]

benzerlik,yakınlık

affirmation[n]

onaylama,teyit

affirmer[v]

iddia etmek,savunmak

affleurement[n]
affolement[n]

panik,telaş

affoler[v]

korkutmak,paniğe kapılmak

affranchir[v]
affreux[adj]

korkunç,dehşet verici

affrontement[n]
affronter[v]

yüzleşmek,karşı karşıya gelmek

afin de[phrase]
africain[adj][n]
afrique[n]

Afrika,Afrika kıtası

afrique du sud[n]
LanGeek
Uygulamayı İndir