agaçantallongement
agaçantallongement
agaçant[adj]

sinir bozucu, rahatsız edici

agacement[n]

rahatsızlık,sinirlenme

agacer[v]

kızdırmak,sinirlendirmek

agate[n]

akik,akik taşı

âge[n]

yaş,ömür

âgé[adj]

yaşlı,ihtiyar

âge mûr[n]

olgunluk çağı,hayatın olgunluk dönemi

agence de presse[n]

basın ajansı,haber ajansı

agence de voyages[n]

seyahat acentesi,seyahat bürosu

agence immobilière[n]

emlak ofisi,emlak acentesi

agencement[n]

düzen,yerleşim

agenda[n]

ajanda,planlayıcı

agent[n]

polis,memur

agent de police[n]

polis memuru,polis

agent immobilier[n]
agglomération[n]
aggravation[n]

kötüleşme,ağırlaşma

aggraver[v]

kötüleştirmek,şiddetlendirmek

agir[v]

hareket etmek,davranmak

agitateur[n]
agité[adj]

sinirli,endişeli

agneau[n]

kuzu,kuzu eti

agonie[n]

can çekişme,ölüm anı

agrafe[n]

toka,kilit

agrafeuse[n]

zımba,tel zımbası

agrandissement[n]

genişletme,büyütme

agréable[adj]

hoş,keyifli

agresser[v]

saldırmak,saldırıda bulunmak

agressif[adj]

saldırgan,agresif

agression[n]

saldırı,agresyon

agricole[adj]
agriculteur[n]

çiftçi,tarım işçisi

agrumes[n]

narenciye,turunçgiller

aide-soignant[n]

hemşire yardımcısı,hasta bakıcı

aider[v]

yardım etmek,destek olmak

aigle[n]

kartal,şah kartal

aigre[adj]

ekşi,keskin

aigrir[v]

ekşimek,bozulmak

aigu[adj]

keskin,sivri

aigue-marine[n]

akuamarin,akuamarin rengi

aiguillage[n]
aiguille[n]

iğne,enjektör iğnesi

ail[n]

sarımsak,yemeklik sarımsak

aile[n]

kanat,kanat

ailé[adj]

kanatlı,kanatları olan

ailleurs[adv]

başka yerde,başka bir yerde

aimable[adj]
aimer[v]

sevmek,hoşlanmak

aine[n]

kasık,kasık bölgesi

aîné[n]

en büyük çocuk,aile büyüğü

aïoli[n]
air[n]

hava,atmosfer

aire de restauration[n]

yemek alanı,yiyecek alanı

aisé[adj]

kolay,basit

aisément[adv]
aisselle[n]

koltuk altı,koltukaltı

ajusté[adj]

dar kesim,vücuda oturan

ajustement[n]

ayarlama

alarme anti-intrusion[n]

hırsız alarmı,güvenlik alarm sistemi

album[n]

albüm,plak

alcool[n]

alkol,dezenfektan sıvı

alcoolique[adj][n]

alkollü,alkolik • alkolik,içkici

alcoolisme[n]

alkolizm,alkol bağımlılığı

aléa[n]
alerter[v]

uyarmak,ikaz etmek

alezan[n]

kestane rengi at,kestane at

algérie[n]
algérien[n][adj]
algue[n]

yosun,deniz yosunu

alibi[n]

mazeret,suç anında başka yerde olma kanıtı

aliment[n]

yiyecek,gıda

aliment solide[n]

katı gıda,katı yiyecek

alimentaire[adj]

gıda,beslenme

alimentation[n]

beslenme,yiyecek

alimentation équilibrée[n]
alimenter[v]
allaiter[v]

emzirmek,meme vermek

allécher[v]
allée[n]

giriş yolu,giriş patikası

allégé[adj]

hafif,az yağlı

alléger[v]
allégorie[n]

alegori,simgesel anlatım

allemagne[n]

Almanya,Almanya Federal Cumhuriyeti

allemand[adj][n]

Alman,Almanca

aller[v][n]

gitmek,ilerlemek • gidiş bileti

aller de soi[phrase]
aller simple[n]

tek yön bilet,gidiş bileti

aller-retour[n]

gidiş-dönüş bileti,gidiş-dönüş bileti

allergie[n]

alerji,aşırı duyarlılık

allergique[adj]

alerjik

alliage[n]
alliance[n]

alyans,evlilik yüzüğü

allié[adj][n]

müttefik,bağdaşık • müttefik,dost

allier[v]

ittifak kurmak,birleştirmek

alligator[n]

timsah,alligator

allitération[n]

aliterasyon,ünsüz tekrarı

allocation[n]

ödenek,yardım

allocution[n]
allongé[adj]

uzatılmış,uzun

allongement[n]

uzatma,uzama

LanGeek
Uygulamayı İndir