Ara
allier
01
ittifak kurmak, birleştirmek
unir ou associer des personnes, des groupes ou des pays pour un but commun
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
allie
1. çoğul kişi
allions
gelecek zamanda 1. kişi
allierai
geçmiş zaman ortacı
allié
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
alliions
Örnekler
Elle a allié ses compétences avec celles de son équipe.
O, becerilerini ekibininkiyle birleştirdi.
02
ittifak kurmak, müttefik olmak
s'unir avec quelqu'un ou un groupe pour un but commun
Örnekler
Les entreprises se sont alliées pour développer une nouvelle technologie.
Şirketler yeni bir teknoloji geliştirmek için ittifak kurdu.
03
birleştirmek, karıştırmak
combiner ou mélanger des éléments différents pour former un ensemble
Örnekler
Elle a allié travail et loisirs pour un équilibre parfait.
O, mükemmel bir denge için iş ve eğlenceyi birleştirdi.



























