Ara
L'affinité
[gender: feminine]
01
benzerlik, yakınlık
ressemblance ou similitude entre des choses ou des idées
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
dişil
çoğul biçim
affinités
Örnekler
L' affinité entre ces deux œuvres est frappante.
Bu iki eser arasındaki yakınlık çarpıcıdır.
02
yakınlık, doğal bağ
relation ou lien naturel entre des personnes ou des choses
Örnekler
L' affinité culturelle aide à mieux comprendre les autres.
Yakınlık, kültürel olarak diğerlerini daha iyi anlamaya yardımcı olur.



























