acometer
a
a
a
co
ko
ko
me
ˈme
me
ter
teɾ
ter

"acometer"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

acometer
01

saldırmak, hücum etmek

atacar o emprender una acción contra alguien de manera violenta o repentina 
acometer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
acometo
3. tekil kişi
acomete
şimdiki zaman ortacı
acometiendo
basit geçmiş zaman
acometió
geçmiş zaman ortacı
acometido
Örnekler
Se vio obligado a defenderse cuando lo acometieron por la espalda. 

Sırtından saldırıya uğradığında kendini savunmak zorunda kaldı.

02

saldırmak, üstüne gelmek

afectar a alguien de manera súbita y fuerte un sentimiento, impulso o estado 
Örnekler
Un sentimiento de tristeza lo acometió al recordar su infancia. 

Çocukluğunu hatırladığında bir hüzün duygusu onu kapladı.

03

üstlenmek, girişmek

empezar o emprender una tarea, proyecto o acción con decisión y esfuerzo 
Örnekler
Decidió acometer la reparación del tejado él mismo. 

Çatı tamiratını kendisi üstlenmeye karar verdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store