Ara
montar
01
binmek, üzerine çıkmak
subir y ponerse sobre un animal, bicicleta, vehículo u objeto para transportarse o manejarlo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
1. tekil kişi
monto
3. tekil kişi
monta
şimdiki zaman ortacı
montando
basit geçmiş zaman
monté
geçmiş zaman ortacı
montado
Örnekler
Los niños montan en el autobús escolar todos los días.
Çocuklar her gün okul otobüsüne biner.
02
kurgulamak
organizar y unir escenas grabadas para crear una película o video final
Örnekler
El equipo montó la secuencia de acción primero.
Ekip, önce aksiyon dizisini montajladı.
03
kurmak
armar o instalar algo uniendo sus partes
Örnekler
Es fácil montar este mueble.
Bu mobilyayı monte etmek kolaydır.
04
çırpmak, köpürtmek
batir un líquido con energía para que incorpore aire y aumente su volumen
Örnekler
Montamos los ingredientes hasta que estén espumosos.
Malzemeleri köpüklü olana kadar çırparız.



























