Ara
montar
01
binmek, üzerine çıkmak
subir y ponerse sobre un animal, bicicleta, vehículo u objeto para transportarse o manejarlo
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
1. tekil kişi
monto
3. tekil kişi
monta
şimdiki zaman ortacı
montando
basit geçmiş zaman
monté
geçmiş zaman ortacı
montado
Örnekler
Él montó en el tren hacia la ciudad.
O, şehre giden trene bindi.
02
kurgulamak
organizar y unir escenas grabadas para crear una película o video final
Örnekler
Van a montar la película después del rodaje.
Çekimden sonra filmi montaj yapacaklar.
03
kurmak
armar o instalar algo uniendo sus partes
Örnekler
Montaron la tienda de campaña en diez minutos.
Çadırı on dakikada kurdular.
04
çırpmak, köpürtmek
batir un líquido con energía para que incorpore aire y aumente su volumen
Örnekler
Monta las claras de huevo a punto de nieve.
Yumurta beyazlarını sert tepe oluşana kadar çırpın.



























