Ara
mantener
01
tutmak, sürdürmek
sostener o conservar algo en una posición o estado determinado
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
1. tekil kişi
mantengo
3. tekil kişi
mantiene
şimdiki zaman ortacı
manteniendo
basit geçmiş zaman
mantuvo
geçmiş zaman ortacı
mantenido
Örnekler
Las columnas mantienen el techo de la casa.
Sütunlar evin çatısını tutarlar.
02
korumak
conservar algo en buen estado o seguir cuidando algo o a alguien
Örnekler
Mantener una dieta saludable es fundamental.
Sağlıklı bir diyet sürdürmek temeldir.
03
kalmak
permanecer en un estado o condición sin cambiar
Örnekler
El precio se mantiene estable desde hace meses.
Fiyat aylardır durmakta kararlı.
04
desteklemek
proporcionar lo necesario para vivir o funcionar
Örnekler
El salario no alcanza para mantener a cinco personas.
Maaş, beş kişiyi geçindirmek için yeterli değil.



























