Ara
ver
01
görmek
percibir con los ojos
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzensiz
1. tekil kişi
veo
3. tekil kişi
ve
şimdiki zaman ortacı
viendo
basit geçmiş zaman
vi
geçmiş zaman ortacı
visto
Örnekler
No veía nada por la niebla.
Sisten dolayı hiçbir şey göremiyordum.
02
izlemek, seyretmek
observar algo con atención
Örnekler
¿ Has visto el nuevo episodio?
Yeni bölümü gördün mü ?
03
görünmek, gibi görünmek
tener cierta apariencia o parecer de una manera
Örnekler
El cielo se ve gris.
Gökyüzü gri görünüyor.
04
görmek
percibir algo con los ojos o darse cuenta de algo
Örnekler
¿ Viste quién entró?
Kimin girdiğini gördün mü ?
05
görüşmek
encontrarse o reunirse con una persona
Örnekler
¿ Puedo ver al director, por favor?
Müdürü görebilir miyim, lütfen?
06
tanık olmak
presenciar o experimentar un hecho o situación
Örnekler
Veremos grandes avances en el futuro.
Gelecekte büyük ilerlemeler göreceğiz.
07
anlamak, kavramak
captar o entender el sentido o la intención de algo
Örnekler
Veo claramente el problema.
Sorunu açıkça görüyorum.
08
yargılamak
examinar, juzgar o resolver un asunto en un tribunal
Örnekler
El juez que ve el caso debe ser imparcial.
Davayı gören yargıç tarafsız olmalıdır.



























