Ara
humongous
Örnekler
They built a humongous treehouse in the backyard that could comfortably fit an entire family.
Arka bahçede, rahatlıkla bütün bir aileyi sığdırabilecek devasa bir ağaç ev inşa ettiler.
Örnekler
Her savings account had a humongous balance after years of diligent investing.
Yıllarca özenli yatırım yaptıktan sonra birikim hesabında muazzam bir bakiye vardı.



























