haunted
haun
ˈhɔn
hon
ted
tɪd
tid
/hˈɔːntɪd/

"haunted"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

haunted
01

kaygılı

showing signs of worry, anxiety, or persistent mental strain
Örnekler
The veteran 's haunted gaze reflected his memories of battle.
Gazinin huzursuz bakışı savaş anılarını yansıtıyordu.
02

perili, hayaletli

inhabited by, or appearing as if inhabited by, ghosts or spirits
Örnekler
The haunted castle is famous for ghost sightings.
Perili kale, hayalet görülmeleriyle ünlüdür.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store