harass
ha
rass
ˈræs
res
/həɹˈæs/

"harass"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to harass
01

bezdirmek

to subject someone to aggressive pressure or intimidation, often causing distress or discomfort
Transitive: to harass sb
to harass definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
harass
3. tekil kişi
harasses
şimdiki zaman ortacı
harassing
basit geçmiş zaman
harassed
geçmiş zaman ortacı
harassed
Örnekler
She reported the coworker who was harassing her with inappropriate comments.
Uygunsuz yorumlarla onu taciz eden iş arkadaşını bildirdi.
02

eziyet vermek

to persistently disrupt someone or something, causing disturbance or interference with their peace or normal functioning
Transitive: to harass sb/sth
Örnekler
The telemarketer 's incessant calls served to harass rather than persuade, disrupting our daily routines and invading our privacy.
Telepazarlamacının sürekli aramaları ikna etmekten çok taciz etmeye yarıyordu, günlük rutinlerimizi bozuyor ve mahremiyetimizi ihlal ediyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store