to glimmer
gli
ˈglɪ
gli
mmer
skimmershimmertrimmerdimmer

"glimmer"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to glimmer
01

cansız ışık vermek

to shine softly or faintly 
Intransitive
to glimmer definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
glimmer
3. tekil kişi
glimmers
şimdiki zaman ortacı
glimmering
basit geçmiş zaman
glimmered
geçmiş zaman ortacı
glimmered
Örnekler
The stars began to glimmer in the night sky. 

Yıldızlar gece gökyüzünde parıldamaya başladı.

Glimmer
01

bir ışıltı, bir hafif parıltı

a faint or brief flash of light, often reflected 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
glimmers
Örnekler
A glimmer of sunlight shone through the clouds. 

Bir parıltı güneş ışığı bulutların arasından sızdı.

02

bir ışıltı, bir belirti

a faint sign, hint, or vague indication of something 
Örnekler
She saw a glimmer of hope in his smile. 

O, gülümsemesinde bir parıltı umut gördü.

Leksikal Ağaç

glimmering
glimmering
glimmer
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store