furious
fu
ˈfjʊə
fyue
rious
riəs
riēs
curiousinjurious

"furious"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

furious
01

öfkeli

(of a person) feeling great anger 
furious definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most furious
karşılaştırma derecesi
more furious
derecelendirilebilir
Örnekler
She was furious when she discovered that someone had stolen her bike. 

Bisikletinin çalındığını keşfettiğinde öfkeliydi.

02

öfkeli, hızlı ve şiddetli

showing intense and violent energy or activity 
Örnekler
He drove at a furious speed to make it to the airport on time. 

Havaalanına zamanında yetişmek için öfkeli bir hızla sürdü.

2.1

öfkeli, azgın

(of the elements) displaying violent or extreme intensity, as if in anger 
Örnekler
The furious winds tore through the town, leaving destruction in their wake. 

Öfkeli rüzgarlar kasabayı paramparça etti, ardında yıkım bıraktı.

Leksikal Ağaç

furiously
furiousness
furious
fur
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store