foreign
fo
ˈfɒ
fo
reign
rən
rēn
warrenlorenEcuadoran

"foreign"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

foreign
01

yabancı

related or belonging to a country or region other than your own 
foreign definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
Watching foreign films provides viewers with a glimpse into the storytelling and cinematic styles of different cultures. 

Yabancı filmler izlemek, izleyicilere farklı kültürlerin hikaye anlatımı ve sinematik stillerine bir bakış sunar.

02

yabancı

referring to interactions, relations, or affairs with other nations 
Örnekler
Diplomats worked to ease foreign policy disputes through compromise and open communication. 

Diplomatlar, uzlaşma ve açık iletişim yoluyla dış politika anlaşmazlıklarını hafifletmek için çalıştı.

03

yabancı, dışarıdan gelen

originating from or introduced from outside 
Örnekler
The painting’s style incorporates foreign elements not typically seen in local art. 

Resmin tarzı, yerel sanatta tipik olarak görülmeyen yabancı unsurları içerir.

04

yabancı, alışılmadık

unfamiliar or different from what is known or experienced 
Örnekler
Speaking in a new language felt foreign to him at first, but he grew more confident over time. 

Yeni bir dilde konuşmak ona başta yabancı gelmişti, ancak zamanla daha fazla özgüven kazandı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store