Ara
foreign
01
yabancı
related or belonging to a country or region other than your own
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
Watching foreign films provides viewers with a glimpse into the storytelling and cinematic styles of different cultures.
Yabancı filmler izlemek, izleyicilere farklı kültürlerin hikaye anlatımı ve sinematik stillerine bir bakış sunar.
Örnekler
Diplomats worked to ease foreign policy disputes through compromise and open communication.
Diplomatlar, uzlaşma ve açık iletişim yoluyla dış politika anlaşmazlıklarını hafifletmek için çalıştı.
03
yabancı, dışarıdan gelen
originating from or introduced from outside
Örnekler
The painting’s style incorporates foreign elements not typically seen in local art.
Resmin tarzı, yerel sanatta tipik olarak görülmeyen yabancı unsurları içerir.
04
yabancı, alışılmadık
unfamiliar or different from what is known or experienced
Örnekler
Speaking in a new language felt foreign to him at first, but he grew more confident over time.
Yeni bir dilde konuşmak ona başta yabancı gelmişti, ancak zamanla daha fazla özgüven kazandı.
Leksikal Ağaç
foreignness
foreign



























