foreign
fo
ˈfɔ
fo
reign
rən
ren
British pronunciation
/ˈfɒrən/

"foreign"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

foreign
01

yabancı

related or belonging to a country or region other than your own
foreign definition and meaning
example
Örnekler
The company expanded its operations into foreign markets in Asia.
Şirket, Asya'daki yabancı pazarlara operasyonlarını genişletti.
02

yabancı

referring to interactions, relations, or affairs with other nations
example
Örnekler
The ambassador discussed foreign investments with local officials.
Büyükelçi, yerel yetkililerle yabancı yatırımları görüştü.
03

yabancı, dışarıdan gelen

originating from or introduced from outside
example
Örnekler
She developed a fascination with foreign cultures during her travels.
Seyahatleri sırasında yabancı kültürlere karşı bir hayranlık geliştirdi.
04

yabancı, alışılmadık

unfamiliar or different from what is known or experienced
example
Örnekler
After years abroad, his hometown felt almost foreign to him.
Yurtdışında geçirdiği yıllardan sonra, memleketi ona neredeyse yabancı geldi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store