Ara
Fledgling
01
kuş yavrusu
a young bird that has recently acquired its flight feathers and is learning to fly
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
hayvan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
fledglings
Örnekler
The fledgling hopped nervously from branch to branch.
Yavru kuş gergin bir şekilde daldan dala sıçrıyordu.
02
acemi, çaylak
a beginner or newcomer to a field or activity, still inexperienced
Örnekler
The fledgling musician played his first concert with shaky confidence.
Acemi müzisyen ilk konserini titrek bir güvenle çaldı.
fledgling
01
toy
young or inexperienced, just beginning to develop or grow
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most fledgling
karşılaştırma derecesi
more fledgling
derecelendirilebilir
Örnekler
The fledgling writer was excited to publish her first novel.
Acemi yazar, ilk romanını yayınlamak için heyecanlıydı.



























