fizzle
fi
ˈfɪ
fi
zzle
zəl
zel
/fˈɪzə‍l/

"fizzle"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to fizzle
01

başarısız olmak, sönmek

to fail or end in a weak or disappointing manner
Informal
Örnekler
The current marketing campaign is fizzling out due to a lack of engagement from the target audience.
Mevcut pazarlama kampanyası, hedef kitlenin ilgisizliği nedeniyle sönüyor.
Fizzle
01

fiyasko, hayal kırıklığı

something that ends unsuccessfully or disappointingly
Örnekler
His attempt to impress the audience ended in a fizzle.
Seyirciyi etkileme girişimi bir fiyasko ile sonuçlandı.
02

tıslamak, hayal kırıklığı sesi

a fricative sound, often a soft hiss, sometimes expressing disapproval or disappointment
Örnekler
She listened to the fizzle of the campfire as it burned down.
Kamp ateşi sönerken onun cızırtısını dinledi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store