failing
fai
ˈfeɪ
fey
ling
lɪng
ling
/fˈe‍ɪlɪŋ/

"failing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

failing
01

başarısız, düşüşte

characterized by shortcomings, deficiencies, or a decline in quality
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most failing
karşılaştırma derecesi
more failing
derecelendirilebilir
Örnekler
The failing relationship showed signs of strain, with communication becoming increasingly challenging.
Başarısız ilişki, iletişimin giderek zorlaşmasıyla gerilim belirtileri gösteriyordu.
failing
01

olmazsa

‌used to present an alternative suggestion in case something does not happen or succeed
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
Sarah hoped to secure a full scholarship for college; failing that, she planned to apply for financial aid.
Sarah, üniversite için tam burs almayı umuyordu; olmazsa, mali yardım başvurusu yapmayı planlıyordu.
Failing
01

başarısızlık, hata

an instance of not achieving the required standard or expected result
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
failings
Örnekler
The project's failing to finish on time caused delays for other departments.
Projenin zamanında bitmemesi, diğer departmanlarda gecikmelere neden oldu.
02

kusur, zayıflık

a shortcoming, defect, or weak point in a person, plan, or system
Örnekler
The architect addressed a failing in the building's structural design.
Mimar, binanın yapısal tasarımındaki bir eksikliği ele aldı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store