abject
ab
ˈæb
āb
ject
ʤɛkt
jekt
object

"abject"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

abject
01

sefil, perişan

marked by severe hardship or extremely unpleasantness 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most abject
karşılaştırma derecesi
more abject
derecelendirilebilir
Örnekler
The workers toiled in abject conditions for pennies. 

İşçiler, birkaç kuruş için sefil koşullarda çalıştı.

02

ezici, yıkıcı

completely overwhelming in its emotional or psychological effect 
Örnekler
She sank into abject misery after the breakup. 

Ayrılıktan sonra aşağılık bir sefalete battı.

03

aşağılık, zillete düşmüş

displaying total submission or self-humiliation 
Örnekler
He offered an abject apology, groveling at her feet. 

Onun ayaklarına kapanarak aşağılık bir özür diledi.

to abject
01

reddetmek, aşağılamak

to cast off or reject someone or something, particularly with a sense of contempt or inferiority 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
abject
3. tekil kişi
abjects
şimdiki zaman ortacı
abjecting
basit geçmiş zaman
abjected
geçmiş zaman ortacı
abjected
Örnekler
After years of loyal service, the company abjected the dedicated employee, leaving her feeling betrayed. 

Yıllarca sadık hizmetin ardından, şirket adanmış çalışanını reddetti, onu ihanete uğramış hissettirdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store