Ara
to exculpate
01
temize çıkarmak
to clear someone's name of accusations and prove their innocence
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
exculpate
3. tekil kişi
exculpates
şimdiki zaman ortacı
exculpating
basit geçmiş zaman
exculpated
geçmiş zaman ortacı
exculpated
Örnekler
They are hoping that the upcoming trial will exculpate the defendant.
Yaklaşan duruşmanın sanığı aklayacağını umuyorlar.
Leksikal Ağaç
exculpated
exculpation
exculpatory
exculpate
exculp



























