encompassing
en
ɛn
en
com
ˈkəm
kem
pa
pe
ssing
sɪng
sing
/ɛnkˈʌmpəsɪŋ/

"encompassing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

encompassing
01

kuşatan, çevreleyen

enclosing something on all sides
Approving
Formal
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most encompassing
karşılaştırma derecesi
more encompassing
derecelendirilebilir
Örnekler
The encompassing ocean surrounded the small, remote island.
Kuşatan okyanus, küçük, uzak adayı çevreledi.
02

kapsamlı, kuşatıcı

including or covering a wide range or scope
Örnekler
The research project aimed at providing an encompassing analysis of environmental factors affecting biodiversity, considering both local and global influences.
Araştırma projesi, hem yerel hem de küresel etkileri göz önünde bulundurarak, biyoçeşitliliği etkileyen çevresel faktörlerin kapsamlı bir analizini sunmayı amaçladı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store