Ara
eccentric
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most eccentric
karşılaştırma derecesi
more eccentric
derecelendirilebilir
Örnekler
The eccentric billionaire spent his fortune on bizarre inventions.
Eksantrik milyarder, servetini tuhaf icatlara harcadı.
02
eksantrik, merkezden uzak
not sharing the same center; positioned off‑center or not concentric
Örnekler
The lens had an eccentric curvature affecting the image.
Lensin, görüntüyü etkileyen eksantrik bir eğriliği vardı.
Eccentric
01
bir eksantrik, bir tuhaf
a person whose personality or behavior is noticeably unusual or odd
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
eccentrics
Örnekler
His neighbors saw him as an eccentric with peculiar habits.
Komşuları onu tuhaf alışkanlıkları olan bir eksantrik olarak görüyordu.
02
eksantrik, eksantrik mekanizması
a device with an off‑center disk converting rotary motion into reciprocating motion
Örnekler
An eccentric controls the timing of the machine's cutting blade.
Bir eksantrik, makinenin kesme bıçağının zamanlamasını kontrol eder.
Leksikal Ağaç
eccentric
eccentr



























