Ara
alternative
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
üstünlük derecesi
most alternative
karşılaştırma derecesi
more alternative
derecelendirilemez
Örnekler
They provided an alternative plan in case the weather turned bad.
Hava kötüleşirse diye alternatif bir plan sundular.
02
başka, değişik
necessitating a choice between two mutually exclusive things or possibilities
Örnekler
Given the alternative of working late or missing the deadline, he decided to stay at the office until midnight.
Geç saatlere kadar çalışma veya teslim tarihini kaçırma alternatifi karşısında, gece yarısına kadar ofiste kalmaya karar verdi.
03
alternatif, geleneksel olmayan
referring to different choices that challenge traditional norms
Örnekler
She opted for alternative medicine treatments instead of traditional pharmaceuticals.
Geleneksel ilaçlar yerine alternatif tıp tedavilerini seçti.
Alternative
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
alternatives
Örnekler
We need to find an alternative if this plan doesn't work.
Bu plan işe yaramazsa bir alternatif bulmamız gerekiyor.
Leksikal Ağaç
alternatively
alternative
alternate
altern



























