disparate
dis
ˈdɪs
dis
pa
rate
rɪt
rit
British pronunciation
/dˈɪspəɹət/

"disparate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

disparate
01

apayrı

not sharing any form of similarity
disparate definition and meaning
example
Örnekler
His taste in music was disparate, spanning genres from classical to heavy metal.
Müzik zevki farklı idi, klasikten heavy metal'e kadar uzanan türleri kapsıyordu.
02

tamamen farklı

consisting of elements that are notably varied or dissimilar in terms of their proportions, similarities, or attributes
example
Örnekler
Multi-tasking many jobs with a disparate time commitment made workload distribution imbalanced.
Farklı zaman taahhütleriyle birçok işi çeşitli şekilde yapmak, iş yükü dağılımını dengesiz hale getirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store