Ara
discerning
01
anlayışlı
evaluating situations, people, or ideas with clarity and wisdom
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most discerning
karşılaştırma derecesi
more discerning
derecelendirilebilir
Örnekler
She's a discerning critic, known for her fair but incisive reviews.
O, adil ama keskin eleştirileriyle tanınan seçici bir eleştirmendir.
02
zeki
able to grasp concepts, intentions, or meanings rapidly and accurately
Örnekler
He's discerning enough to catch on before the explanation finishes.
Açıklama bitmeden anlayacak kadar sezgilidir.
Leksikal Ağaç
undiscerning
discerning
discern



























