Ara
Ding
01
iz, çöküntü
an impression in a surface (as made by a blow)
02
çınlama, zil sesi
a ringing sound
to ding
01
çalmak, tınlamak
go `ding dong', like a bell
02
çizik atmak, hafifçe çarpmak
to cause slight damage to something, typically by hitting or striking it
Örnekler
While they were moving furniture, they dinged the walls several times.
Mobilyaları taşırken, duvarları birkaç kez çizdiler.



























