depressed
dep
ˈdɪp
dip
ressed
rɛst
rest
addressednorthwestappresseddisinvest

"depressed"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

depressed
01

bunalımlı

feeling very unhappy and having no hope 
depressed definition and meaning
Örnekler
She felt depressed after receiving the disappointing news. 

Hayal kırıklığı yaratan haberi aldıktan sonra kendini depresif hissetti.

02

depresif, durgun

experiencing low activity, growth, or income, often due to recession or long-term decline 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most depressed
karşılaştırma derecesi
more depressed
derecelendirilebilir
Örnekler
The region remains economically depressed with high unemployment. 

Bölge, yüksek işsizlikle ekonomik olarak çöküntüde kalmaya devam ediyor.

03

çökük, bastırılmış

having a part of an object pushed down or lowered below the surrounding surface 
Örnekler
The hammer left a depressed mark in the wood. 

Çekiç, tahtada çökük bir iz bıraktı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store