Ara
dependent
01
bağımlı
unable to survive, succeed, or stay healthy without someone or something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most dependent
karşılaştırma derecesi
more dependent
derecelendirilebilir
Örnekler
The success of the project was highly dependent on the team's ability to collaborate effectively.
Projenin başarısı, ekibin etkili bir şekilde işbirliği yapma yeteneğine son derece bağımlıydı.
Örnekler
He became dependent on painkillers after his surgery.
Ameliyatından sonra ağrı kesicilere bağımlı hale geldi.
Örnekler
The success of the project is dependent on the team's ability to work together efficiently.
Projenin başarısı, ekibin birlikte verimli çalışma yeteneğine bağlıdır.
04
bağlanan (diğer cümleye, ifadeye veya sözcüğe)
(grammar) characterizing a clause that relies on additional elements, incapable of standing solo as a full sentence in its structure
Örnekler
A dependent clause cannot stand alone as a complete sentence.
Bağımlı bir cümlecik tek başına tam bir cümle oluşturamaz.
05
bağımlı, tabi
being under the power or sovereignty of another or others
06
sarkan, asılı
held from above and hanging down
Dependent
01
bağımlı, bakmakla yükümlü olunan kişi
a person who relies on another person for support (especially financial support)
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
dependents
Leksikal Ağaç
independent
dependent
depend



























