Ara
deceased
Örnekler
Tim 's will outlined his wishes for the distribution of his assets among his heirs after he became deceased.
Tim'in vasiyeti, vefatından sonra mirasçıları arasında varlıklarının dağıtımına ilişkin isteklerini özetliyordu vefat etmiş.
02
ölmüş, bitmiş
completely overwhelmed with laughter, surprise, or admiration
Örnekler
Her comeback was so sharp, I was deceased.
Onun geri dönüşü o kadar keskindi ki, ben ölmüştüm.
Deceased
01
merhum, vefat etmiş
someone who is no longer alive
Leksikal Ağaç
deceased
decease



























