Ara
dainty
01
zarif
pleasantly small and attractive, often implying a sense of elegance
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
daintiest
karşılaştırma derecesi
daintier
derecelendirilebilir
Örnekler
His dainty hands moved swiftly and skillfully as he crafted intricate jewelry.
Karmaşık takılar yaparken, zarif elleri hızlı ve becerikli bir şekilde hareket ediyordu.
02
nazik, titiz
showing over-fussy tastes
Örnekler
The critic was dainty, rejecting dishes that lacked perfect presentation.
Eleştirmen titiz idi, mükemmel sunumu olmayan yemekleri reddediyordu.
03
narin, lezzetli
pleasing in taste
Örnekler
The dainty morsels of sushi were a culinary delight, providing a harmonious fusion of tastes.
Sushinin lezzetli parçaları, uyumlu bir tat füzyonu sunarak bir mutfak keyfiydi.
Dainty
01
lezzetli yiyecek, nazik yiyecek
a small item of food considered particularly tasty or appealing
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
dainties
Örnekler
The party table was filled with dainties of all kinds.
Parti masası her türlü lezzetli yiyeceklerle doluydu.
Leksikal Ağaç
daintily
daintiness
dainty
daint



























