confused
con
kən
ken
fused
ˈfjuzd
fyuzd
British pronunciation
/kənˈfjuːzd/

"confused"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

confused
01

sersem

feeling uncertain or not confident about something because it is not clear or easy to understand
confused definition and meaning
example
Örnekler
She felt confused about her feelings towards her friend.
Arkadaşına karşı hisleri konusunda kafası karışmış hissediyordu.
1.1

zihni bulanık

lacking clarity or awareness, often due to disorientation in terms of time, place, or identity
example
Örnekler
The doctor explained that confused behavior in older adults is common as cognitive abilities decline.
Doktor, yaşlı yetişkinlerde kafa karışıklığı davranışının bilişsel yeteneklerin azalmasıyla yaygın olduğunu açıkladı.
02

kafası karışık, şaşkın

lacking clear reasoning or logical connection
example
Örnekler
The argument seemed confused, contradicting itself halfway through.
Argüman kafa karıştırıcı görünüyordu, yarısında kendisiyle çelişiyordu.
03

kafası karışık, dağınık

having a chaotic or disorganized state, making it challenging to interpret or follow
example
Örnekler
The restaurant 's confused layout made it hard to navigate through the crowded space.
Restoranın karmaşık düzeni, kalabalık alanda gezinmeyi zorlaştırdı.

Leksikal Ağaç

confusedly
confusedness
unconfused
confused
confuse
App
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store