Ara
confused
01
sersem
feeling uncertain or not confident about something because it is not clear or easy to understand
Örnekler
She felt confused about her feelings towards her friend.
Arkadaşına karşı hisleri konusunda kafası karışmış hissediyordu.
1.1
zihni bulanık
lacking clarity or awareness, often due to disorientation in terms of time, place, or identity
Örnekler
The doctor explained that confused behavior in older adults is common as cognitive abilities decline.
Doktor, yaşlı yetişkinlerde kafa karışıklığı davranışının bilişsel yeteneklerin azalmasıyla yaygın olduğunu açıkladı.
02
kafası karışık, şaşkın
lacking clear reasoning or logical connection
Örnekler
The argument seemed confused, contradicting itself halfway through.
Argüman kafa karıştırıcı görünüyordu, yarısında kendisiyle çelişiyordu.
03
kafası karışık, dağınık
having a chaotic or disorganized state, making it challenging to interpret or follow
Örnekler
The restaurant 's confused layout made it hard to navigate through the crowded space.
Restoranın karmaşık düzeni, kalabalık alanda gezinmeyi zorlaştırdı.
Leksikal Ağaç
confusedly
confusedness
unconfused
confused
confuse



























