Ara
Coast
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
coasts
Örnekler
The coast was full of seashells and small pebbles.
Kıyı, deniz kabukları ve küçük çakıl taşlarıyla doluydu.
02
kayma, serbest sürüş
the action or instance of moving smoothly along a surface while maintaining contact, typically with little or no effort
Örnekler
The skateboarder enjoyed a long coast down the hill.
Kaykaycı, tepeden aşağı uzun bir iniş keyfi yaşadı.
03
yamaç, iniş
a slope or incline suitable for sledding or gliding
Örnekler
The children ran to the coast and took turns sledding down.
Çocuklar yamaça koştu ve sırayla kızak kaydı.
to coast
01
beleşten ilerlemek
to progress or succeed with minimal effort
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
coast
3. tekil kişi
coasts
şimdiki zaman ortacı
coasting
basit geçmiş zaman
coasted
geçmiş zaman ortacı
coasted
Örnekler
She coasts through her classes without studying much.
O, derslerinde fazla çalışmadan ilerliyor.
02
kaymak, pedal çevirmeden inmek
to move effortlessly, often downhill, without using power
Örnekler
The bicycle coasted down the hill with ease.
Bisiklet, kayarak tepeyi kolayca indi.
Leksikal Ağaç
coastal
coaster
coast



























